![]()
![]()

Bütün alışkanlıklarım senmişsin…
Hayatım ise;
Alışkanlıklardan ibaretmiş.
Çok uğraştım hayatımdan çıkarmak için
Olmadı… Çıkmadın… Çıkmadınız…
Şimdi karanlık kuyulardayım,
Nerde beni saran, bırakmayan alışkanlıklarım?
Nerdesin sen… ?
Oysa bir zamanlar tenime hapsolmuştun
Çıkmıyordun, kazınmıyordun.
Hani çıkmama kararı almıştın?
Hani senden başka kimsenin hükmü yoktu?
Yakıyordun her sabah,
Kırıyordun her mevsimde,
Yaralıyordun her yeni ömürde…
Ve sen her zaman
Kendini yeniliyordun…
Ey var olmayan!
Şimdi hangi ölümlerdesin?
Ey kana susamış sevgi avcısı!
Hangi kavgadasın?
Hangi var olanın şuurunu alıp
İdam sehpasını itmeye hazırlanıyorsun?
Vakit tamam!
Hazırlan!
Bir sigara dumanı gibi dağılmaya hazır mısın?
Sonbahar yaprakları gibi toprak olmaya ya?
Vakit tamam!
‘senle bir bütün olabilirdik
Hoşça kal gözümün nuru… Hoşça kal!’
1.2.3…
Çektim yüreğimin ipini, bitti!
Hissettin mi? Dur yâda hissedebildin mi?
Yorumsuz bir hayat bensiz kaldı
Ne kadar umurundaysa!
Kulağını çınlatan bir kişiden mahrum kaldın,
Yazık!
Anlamadığım tek şey;
Sen mi beni terk ettin?
Yoksa
Ben mi seni öldürdüm?
(alıntı)
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
CAN YÜCEL'DEN TERSTEN YAŞAMAK:)
Süphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel
hatta mükemmel olurdu.
Nasıl mı ?
Cami'de uyanıyorsunuz. Bir tahta sandık içersinde, herkes
karsınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar
helal edilmiş vaziyette.
Tabuttan doğruluyorsunuz,yaslı,olgun ve ağırbaşlı olarak.
Herkes etrafınızda,büyük bir itibar,iltifatlar,çocuklar
torunlar hepsi hazır.
Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.
Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir
maaşınızı alıyorsunuz. Ne güzel, hazır maaş, hazır ev...
Altmışlı yaslara kadar her şey garanti, huzur içinde
yaşıyorsunuz.
Sağlığınız gittikçe düzeliyor
Kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.
Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve ise ilk başladığınız gün size
hoşgeldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor
patronunuz..
Ve Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli
bir insan olarak ise başlıyorsunuz.
Herkes karsınızda elpençe divan...
Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de başlıyor
gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz
Diğer hormonal Aktiviteler artıyor, fevkalade.....
Aman ne güzel günler başlıyor...
Derken birgün patron size artik üniversiteye gitsen daha iyi
olur diyor. Bu arada Babanız ortaya çıkmış,"fazla çalıştın"
diyor "artik eve don,isi bırak,okumaya basla,harçlığın benden
olsun..."
Keyfe bakar mısınız ?
Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor
Ekmek elden su golden bir donem başlıyor.
Partiler, Diskotekler, Kızların sayısı artıyor.
Derken Anne ve Babanız sizi oturup getirmeye başlıyor, araba
kullanma derdi de yok artik...
Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, "evde otur, keyfine
bak,oyuncaklarınla oyna" diyorlar...
Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı bile
temizliyorlar, hatta bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç
tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.
Derken Anneniz bir gün size süt verme kararını alıyor
ve başka bir keyifli dönem başlıyor.
Mama artik her yerde, her an ve en taze seklinde hazır.
Bir gün karanlık ilik ve sıcak bir ortama giriyorsunuz.
Beslenmek için ağzınızı ağmaya dahi gerek yok, bir kordondan
besleniyor sıcacık yumuşacık ! Gürültüsüz ve patırtısız bir
ortamda yaşıyorsunuz.
Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir hücre halini alıyorsunuz.
Veee günün birinde müthiş keyifli bir gece ile hayatiniz
bitiyor..
Kalıcı Bağlantı
Bahar, alıp başını gitmelerin mevsimidir. Sebepsiz yere bazen... Önünü ardını hesaplamadan... Hesapsız, kitapsız çekip gitmelerin mevsimidir bahar...
Bir bakarsınız kekik kokulu bir nisan sabahı koparıp alıverir sizi hayattan... Çiçek açmış bir kiraz ağacının hayaliyle yollara düşersiniz.
Demir alır gönlünüzün limanındaki gemiler... Açılır gidersiniz...
Aradığınız belki yüzülmemiş denizlerdir, belki keşfedilmemiş sevdalar, belki hiç yazılmamış satırlar...
Yüzmenin, sevmenin, yazmanın heyecanıyla coşarsınız.
Dünyaya sırtınızı dönüp yürürken, o yaşanmamışlıkların izini sürersiniz kuytularda... Ve çoğu zaman kendinizle karşılaşırsınız umulmadık bir köşebaşında...
Elele tutuşur yürürsünüz içindeki çocukla...
O'nu büyütmekten korkarak...
* * *
Kalıcı Bağlantı
Seni elinin tersiyle değil avucunun içiyle kavrayacak. Bileceksin ki
emin ellerdeyim, başkası tutamaz elimi böyle. RAHAT OLACAKSIN YANINDA, çok konuşmayacak,
BEYNİNİ DİDİKLEMEYECEK. İnce olacak; seni senin kadar düşünecek.
Sen onu merak ettiğinde kendisine HESAP SORULUYOR havalarına girmeyecek.
Senin inceliğine karşı umursamaz sözler sarf etmeyecek.Sanki sen onun için varmışsın her ne zaman istese emrine amadeymişsin, o ne yaparsa yapsın her istediğinde yanında elinin altında olacakmışsın triplerine girmeyecek. Sen ona sevgini hissettirdiğinde, sen ona kayıtsız şartsız aşıkmışsın gibi havalara girmeyecek. Erkek dediğin ilgi gördüğünde ilgiyle, sen onun için kendine baktığında,
sırf ona daha güzel görünmek için giyinip kuşandığında
hiçbirşey olmamış gibi davranmayacak.Ruhunu okşamayı bilecek.romantik
olacak kimi gün habersizce kucağında çiçeklerle çıkıp gelecek.Özel günleri
unutmayı marifet sanmayacak.Kayıtsız olmayacak senin bütün zerafetine
karşı.Gerçekten seven kadın sevgi ve ilgi bekler, erkeğine verdiği aşkın
karşılığında küçük bir tatlı söz,kısa bir mesaj,bir çağrı bile onu mutlu
edebilir.Erkek dediğin bütün bunları cebinden para harcıyormuş gibi
cimrilikle yapmayacak.
Ben aranmayı,çok aramayı sevmem demeyecek.
HERŞEY KENDİ İSTEDİĞİ GİBİ OLSUN İSTEMEYECEK.
Sadece kendi canının istemesine bağlamayacak her şeyi.
Erkek dediğinin hissettiğiyle yaptığı arasında uçurum olmayacak.
CESUR olacak CESUR.
Seni seviyorum derken korkmayacak,başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek.
Seviyorum deyip bir sonraki perdede kaçmayacak,özlüyorum
diyorsa gelecek,kaybetmek istemiyorum diyorsa KAYBETMEYECEK... Erkek dediğin aşkına sahip çıkacak,
onun bunun lafıyla yaşamayacak. Korkak olmaz erkek dediğin...
Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Bir baba şefkatiyle öptüğünde alnından bileceksin..
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
